21 Ağustos 2012 Salı

Çöpler De Yaylaya Çıkar!

Bayramda aile büyüklerini ziyaret etmek ya da sadece nefes almak için yaylaya çıkanlarımız olmuştur elbette. Hatırşinas çöpler de yaylaya çıkıyor gördüğünüz üzere. Bu fotoğraf Kaş Yaylası yolundan... 

Fotoğraf: Erdal Saat

Tek Bir İzmaritin Ettikleri!



Lütfen elinizdeki o sigarayı söndürün, izmaritinizi de sahile atmayın! Deniz Temiz Derneği/TURMEPA'nın açıkladığı verilere göre denize atılan çöpün yüzde 73'ü sigara izmariti. Tek bir izmarit de yaklaşık 7 m3 deniz suyunu kirletiyor.

19 Ağustos 2012 Pazar

Anamur Prensi Külkedisi Caretta Caretta'yı Arıyor!




Bir zamanlar güzeller güzeli bir Caretta Caretta varmış. Bu güzel Caretta Caretta'nın annesi ölmüş ve babası başka bir Caretta Caretta ile evlenmiş. Güzeller güzeli Caretta Caretta'nın üvey annesinin de bir kızı varmış... Siz bu masalı bilirsiniz.  Bilmediğiniz bir Caretta Caretta yuvasının hemen yanıbaşında bir ayakkabının ne aradığıdır diye tahmin ediyoruz.  Saat 12’yi geçti de, sahildeki balodan  evine dönmek zorunda olan güzeller güzeli  bir Caretta Caretta mı bıraktı bu ayakkabıyı orada, yoksa bizlerden biri miydi o ayakkabıyı, bu yuvanın hemen yanıbaşına bırakan?
Cevabı bulan Anamur Prensi’ne acilen bildirsin lütfen. Zira kendisi güzeller güzeli Caretta Caretta’sını hâlâ umutsuzca aramakta!

Caretta Caretta'lar Onlara Emanet!



Anamur Sahili'ndeki 524 Caretta Caretta yuvasının kontrolünden ve korunmasından sorumlu tek resmî görevli Muhammet Bostan. 
Tabii her sabah  gönüllü olarak  Muhammet Bostan ile yuvaları kontrol eden Ayşen Belpınar'ı da unutmamak gerek.  Bu sahilin Caretta Caretta'ları  ve bizler ikisine de  sonsuz teşekkür ederiz.

12 Ağustos 2012 Pazar

Atık Yakmak Neden Yasaklanmalıdır?



Sultan Suyu Çayı, Ağustos 2012

Dragon Çayı Kıyısı gibi Sultan Suyu Çayı kıyısı da çöp ve moloz tepecikleri ile dolu. Belediyenin 'Çöp Dökmek Yasaktır' tabelasının hemen altında, buradaki atıkların yakılmış olduğunu görüyoruz. Atıkları boş alanlara, su kenarlarına dökmek ya da yakmak ilçemizin atık sorununa bir çözüm oluşturamaz. 
Aşağıda Greenpeace Akdeniz'in sayfasında 28 Aralık 2005 tarihinde yayımlanan yazıyı okursanız, bizlere hak vereceksiniz!


Atık Yakma Neden Yasaklanmalıdır?

Eskiden yakmak, atık maddelerden kurtulmanın en etkin yolu olarak kabul edilirdi. Ancak endüstrileşmenin başlamasından bu yana atıkların yapısı çok hızlı bir şekilde değişti. Bugün kimyasalların ve plastiklerin seri üretimi atık yakmayı karmaşık, maliyetli ve çok kirletici bir bertaraf yöntemi haline getirdi. Yakmanın atıkları yok ettiği konusundaki yanlış inancın tersine,gerçekte atık yakma çöp sorununu öldürücü bir kirlilik tehditine dönüştürmektedir.
Atık yakma tesisleri çevreye yayılan dioksin, furan, sülfür ve nitrojen oksitleri,kurşun ve diğer ağır metallerin ana ve pek çok bölgede de en büyük kaynağını oluşturmaktadır.  Ayrıca atık yakma tesisleri ile sanayiler atık sorunlarının üstünü örtmenin kolay bir yolunu bulmuş oluyorlar ve böylece ürünleri için ‘beşikten mezara’ sorumluluğundan kurtularak kirli ve savurgan üretim süreçlerine devam edebilmekteler.
Artık atık yakma tesislerine yapılan yatırım,kaynakların yağmalanması olarak kabul edilmekte ve gezegenimizin değerli ve sınırlı kaynaklarını korumada toplumun utanç verici başarısızlığını temsil etmektedir.
Hem atık yakma tesisleri hem de düzenli depolama alanları atık sorununa yanlış yönlendirilmiş yaklaşımlardır.  Atık problemine, engelleyici çözümlere zaman ve yatırım yaparak çözüm aramaktansa, atık yönetim uzmanları ve yetkililer her zamanki gibi bu tür son önlemlere başvurmaktalar.Bu tür baca sonu (end-of-pipe) mühendislik çözümleri ciddi çevre kirliliği ile bağlantılandırılmış olmakla birlikte bunlar kalıcı çözümler olarak adlandırılamaz. Gerçek kalıcı çözüm, düşünce yapısında  radikal bir değişim gerektirmektedir. Buna, uygun materyallerin kullanımı ile uygun ürün tasarımı ve tüketimin minimize edilmesi ile atıkların en geniş düzeyde engellenmesi şeklinde başlanabilir. Geride kalan her atık islah edilmesi ve üretken ekonomiye dönmesi gereken bir kaynaktır.